Ezgi Apartmanı davasının adalet mücadelesi sürecek: “Onların arkası sağlam demişlerdi, haklılarmış”

6 Şubat deprem davalarının kamuoyunda en bilenen davası olan Ezgi Apartmanı davası bitti. En küçüğü 6 aylık Asude bebek olmak üzere 35 kişinin hayatını kaybetmişti. 876’şar yıl ceza istenen sanıklar hakkında tahliye kararı verildi.

Türkiye, Ezgi Apartmanı davasını oğlu Ahmet Can, gelini Nesibe ve torunu Asude’yi kaybeden Nurgül Göksu’nun adalet mücadelesiyle takip etti. Üç buçuk yıl adalet mücadelesi veren ve 35 kişinin ölümüyle suçlanan sanıklara ödül gibi ceza verilmesine isyan eden Nurgül Göksu BirGün’ün sorularını yanıtladı.

12 GÜN DELİL NÖBETİ TUTTUM

6 Şubat depremlerinde Oğlu, gelini ve 6 aylık torununu kaybeden Nurgül Göksu, karara tepki göstererek adalet mücadelesini sürdüreceğini söyledi.

Depremin ardından Kahramanmaraş’a ulaştığında enkazın kaldırılacağını öğrendiğini anlatan Göksu, 12 gün boyunca enkaz başında delil toplamak için beklediğini söyledi.

Göksu, “Önce savcılığa gidip suç duyurusunda bulundum, sonra da enkazın başında delil nöbetine başladım” dedi.

Enkazda perde duvardaki kesit ve ikinci asansörün motoru gibi parçaları bulduğunu belirten Göksu, kepçeyle kazdırarak kesilen kolona da ulaştığını anlattı.

BirGün’ün daha önceki haberlerinde de Ezgi Apartmanı’ndaki tadilat sırasında taşıyıcı sisteme müdahale edildiğine ilişkin bilirkişi raporlarına yer verilmişti. Bu raporlarda Kervan Pastanesi’ndeki tadilatın yıkımla bağlantısına ve pastane sahiplerinin sorumluluğuna ilişkin değerlendirmeler bulunuyordu.

“ONLARIN ARKASI SAĞLAM DEDİLER”

Göksu, yargılama boyunca kendisine “onların arkası sağlam” denildiğini söyledi.

Kararın ardından bu sözleri hatırladığını belirten Göksu, “Şimdi bunca delile rağmen böyle bir karar çıktıysa insanlar haklıymış demek ki diyorum. Bu iş burada bitmedi. Adalet mücadelemden asla vazgeçmeyeceğim” diye konuştu.

Göksu, amacının yalnızca kendi ailesi için değil, benzer olayların yaşanmaması için de mücadele etmek olduğunu söyledi:

“Ben artık Türkiye’de kolon-kiriş kesilemesin diye mücadele ettim. Ancak bu karardan sonra insanlar ‘Kolon-kiriş kesmenin cezası yokmuş’ diye cesaret almayacak mı?”

“HİÇBİR SİYASİ DURUŞMALARA KATILMADI”

Üç buçuk yıllık yargılama sürecinde yalnız kaldığını belirten Göksu, duruşmalara hiçbir siyasi parti temsilcisinin gelmediğini söyledi.

“Bu süreçte en büyük destekçim gazeteciler oldu” diyen Göksu, adalet mücadelesini ailesi ve kendisine destek veren az sayıda kişiyle sürdürdüğünü anlattı.

“ASUDE SİZİ ALLAH’A ŞİKÂYET EDECEK”

Göksu, kararın ardından adliye önünde yaşadığı tepkiyi de anlattı.

“Ben sadece Asude için adalet istemiştim. Asude Allah’a şikâyet et, yavrum” dediğini belirten Göksu, “Asude’nin ahı iki yakanızda” ifadelerini kullandı.

Göksu, süreç boyunca hakkında da soruşturmalar açıldığını söyledi. Firari sanıkların kendisi hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, ayrıca bazı bilirkişilerin de şikâyetçi olduğunu belirtti.

“KARARIN ÜST MAHKEMEDE BOZULACAĞINI DÜŞÜNÜYORUM”

Göksu, yerel mahkemenin kararına itiraz edeceklerini ve dosyanın istinaf ile Yargıtay aşamalarını takip edeceğini söyledi.

“Bu kararı veren mahkeme heyetini de şikâyet edeceğim” diyen Göksu, sanıklara verilen cezanın tahliyeye yol açacak şekilde hesaplandığını savundu.

Duruşma savcısının sanıklar hakkında daha ağır bir ceza talep ettiğini belirten Göksu, mahkemenin buna rağmen 8’er yıl hapis cezası verdiğini söyledi.

Göksu, “Bu dosyada adalet sağlandı mı?” sorusunun yanıtlanması gerektiğini ifade etti.

“ÖLEN GELİNİMİN DİPLOMASINI ÇALDILAR”

Göksu, çocuklarının cenazelerinin depremden sekiz gün sonra enkazdan çıkarıldığını anlattı. Çocuklarını toprağa verirken adalet sağlanana kadar mücadele edeceğine söz verdiğini belirtti:

“Hakkımda iki veya üç defa soruşturma açıldı, ifade verdim. Ezgi Apartmanı davası dosyasının sanıkları firariyken benim hakkımda suç duyurusunda bulundular. Onlar firariyken ben sorgulandım. Hem adalet mücadelesi yürüttüm hem de bana açılan savcılık soruşturmalarıyla uğraştım. En son da bilirkişiler hem sizin hem de benim hakkımda suç duyurusunda bulundu. Hayatını kaybeden gelinimin diplomasını çaldılar. Onun için de diploma çetesi davasını takip ettim, gelinimin diploması için de adaleti aradım. Ancak hepsiyle uğraşacak gücüm var benim. Ben inanıyorum ki Ezgi Apartmanı davasında yerel mahkemenin verdiği karar üst mahkemede bozulacak.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi bizim davamızın sanıklarının şirketleri bu süreçte kamudan ihaleler aldı. O yüzden hep ‘Bu insanların ayrıcalığı ne?’ diye soruyorum.”

Nurgül Göksu bu süreç boyunca psikolojik olarak yıpratılmak için saygınlığına ve itibarına yönelik birçok iftiranın atıldığını savundu. Ölen oğlu ile görüşmediğinde, mahkemeye gidip gelirken harcadığı yol parasına kadar kendisine ilişkin haberler yaptırıldığını anlattı:

“Hakkımda o kadar çok yalan söylendi ki… Evladını kaybeden bir anneye, yani bana ‘para aldı’ dediler. Maraş’a gidip geldiğim için uçak biletimi başka bir deprem davasının sanıklarının aldığı iftiralarını attılar. ‘Para aldı dekontları paylaşacağız’ dediler. Hepsi hakkında savcılığa şikâyette bulundum. Beni yıldırmak için atmadıkları iftira kalmadı. Çocuğumla aramın iyi olmadığı, hayatını kaybeden çocuğumu arayıp sormadığım yalanını bile attılar. Sosyal medya hesaplarımı defalarca kapattırdılar. Bazı medya mensupları da bu işe ortak oldu, kolon kesenleri savundu. Adalet mücadelesi yürütüyorum ama çok büyük bir saldırı altındayım. Öteki dünyada altı aylıkken toprağa koyduğum Asude hesap soracak sizden bu dünyada da sizden hesap sorulması için ben adaleti aramaktan asla vazgeçmeyeceğim.”

The post Ezgi Apartmanı davasının adalet mücadelesi sürecek: “Onların arkası sağlam demişlerdi, haklılarmış” first appeared on kilis-egitim.com.tr.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir